Bu
yazı Angela V. Saunders ve diğerlerinin The
Medical Journal of Australia'da
yayınlanan “Iron
and Vegetarian Diets”
makalesinin kısaltılmış, serbest çevirisidir. Rakamlar
genellikle Avustralya için geçerli olsa da Türkiyeli okurlarımızın
da fikir edinmelerine katkıda bulunacağını umuyoruz.
Not 1: Etsiz Pazartesi olarak dengeli ve düzenli beslenmenin önemine dikkat çekmeyi istemekle beraber, demir ve/ya herhangi başka bir besinsel takviye almadan ve/ya diyetinizi düzenlemeden önce kan değerlerinizi ölçtürmenizi, sonuçlarınıza bağlı olarak bir doktor ve/ya diyetisyen tavsiyesi almanızı öneririz. Bu yazı sadece okurlarımızı bilgilendirme amaçlıdır.
Not 1: Etsiz Pazartesi olarak dengeli ve düzenli beslenmenin önemine dikkat çekmeyi istemekle beraber, demir ve/ya herhangi başka bir besinsel takviye almadan ve/ya diyetinizi düzenlemeden önce kan değerlerinizi ölçtürmenizi, sonuçlarınıza bağlı olarak bir doktor ve/ya diyetisyen tavsiyesi almanızı öneririz. Bu yazı sadece okurlarımızı bilgilendirme amaçlıdır.
Not 2: Daha
önce yayınlamış olduğumuz
Protein
ve Etsiz Diyetler çevirimize
de
göz atabilirsiniz.
Özet:
- Çeşitli ve iyi dengelenmiş bir diyeti takip eden etyemezler, et yiyenlerden daha büyük bir demir eksikliği kansızlığı riski taşımazlar.
- Tam tahılllı ürünler, baklagiller, yemişler, tohumlar, kurutulmuş meyveler, demirce zenginleştirilmiş kahvaltılık gevrekler ve yeşil yapraklı sebzelerce zengin bir diyet yeterli demir alımını sağlayabilir.
- C vitamini ve diğer organik asitler, bağırsaklarca yürütülen heme-olmayan demir emilimini arttırır.
- Demir depoları dolu olmayan veya fizyolojik olarak daha yüksek demir ihtiyacı duyan kimseler daha fazla demir emilimi gerçekleştirme, demiri daha az vücuttan uzaklaştırma eğilimine sahiptirler.
- Bugüne kadar yapılan demir emilimine dair araştırmalar, düşük ferritin seviyelerine sahip tipik etyemezlerin emilim oranlarını doğru bir şekilde ölçmek üzere tasarlanmamışlardır.
Demir,
(kan dokusunda bulunan)
hemoglobin ve (kas
dokusunda bulunan) miyoglobin
oluşumu için gerekli olan temel yapıtaşıdır. Sağlık ve yüksek
performans için olmazsa olmazdır. Demir
ihtiyacımızın büyük bir kısmı kırmızı kan hücrelerindeki
demirin geri dönüşümünden elde edilir1.
Depolanan demir miktarı bağırsaktaki emilimle dikkatli bir şekilde
düzenlenir çünkü fazla demiri vücuttan uzaklaştırma
yollarımız
kısıtlıdır2.
Demir
eksikliği riski taşıdığı düşünülen gruplar
Demir
eksikliğinin üç seviyesi bulunur, artan ciddiyetlerine göre:
demir depolarının tükenmesi, erken işlevsel demir eksikliği ve
demir eksikliğine bağlı kansızlık. Demir eksikliği hücrelere
giden oksijen miktarını sınırlar ve bunun sonucunda güçsüzlük,
yorgunluk, bağışıklıkta zayıflama, nefes darlığı, soğuğa
hassasiyet ve kalp çarpıntısına neden olur. Hamile kadınlarda
demir eksikliğine bağlı kansızlık erken doğuma, bebekte düşük
doğum ağırlığına ve yüksek bebek ölüm oranlarına neden
olur. Bunların haricinde bebeklerde psikomotor
gelişiminde güçlük
ve bilişsel işlevlerde
bozukluk gibi semptomlar da
görülür3.
Demir
eksikliği dünyada görülen en yaygın besinsel eksiklik türüdür
ve başta genç kadınlar ve çocuklar olmak üzere küresel
populasyonun yaklaşık %25'ini etkilemektedir4.
En yüksek risk grubundakiler kısıtlı bir diyet takip edenlerdir.
Gelişmekte olan ülkelerde bu genellikle kısıtlı besin erişimine
bağlıyken, Avustralya gibi ülkelerde en yaygın olarak kilo vermek
için enerji bakımından kısıtlı bir diyet takip eden obez
kadınlarda görülmektedir5.
Demir
eksikliği her zaman yetersiz besin alımından kaynaklanmayabilir.
Çeşitli tıbbi durumlar da demir eksikliğine yol açabilir. Kronik
böbrek yetmezliğine sahip diyaliz hastalarında demir kaybı
görülebilir, Crohn ya da çölyak hastalarında olduğu gibi
bağırsak hastalıkları demir emilimini sekteye uğratabilir,
özellikle daha ileriki yaşlarda gastrointestinal kanamalara sebep
olan durumlarda da demir eksikliği görülebilir. Çinko hapları
vb. desteklerle
fazla çinko alımı da demir emilimini azaltabilir.
Genellikle
vejetaryenler (diyetlerinde balık, kırmızı ve beyaz et olmayan
ancak süt ve süt ürünleri ve/ya yumurta bulunduran bireyler) ve
veganların (diyetlerinde hiçbir hayvansal gıda bulundurmayanların)
demir eksikliğine daha açık oldukları düşünülür. Bunun
yanında (hayvansal kaynaklara oranla) demirin bitkisel kaynaklardan
alınabilirliğinin düşük olmasından da endişe edilir. Bu
makalede (i)
etsiz, bitkisel
ürünlere dayalı
diyetlerden demir eksikliğinin önüne geçilebilecek kadar demir
temin edilebilip edilemeyeceğini, (ii) demir emilimini etkileyen
etmenleri ve (iii) vejetaryenler için günlük önerilen demir
alımının normalden daha fazla olup olmaması
gerektiğini ele alacağız.
Demirin
tipleri ve en iyi demir kaynakları
Yiyeceklerde
iki tip demir bulunur: heme ve heme-olmayan. Hayvansal gıdalarda
toplam demir içeriğinin %40'ı heme, %60'ı heme-olmayan demirdir6.
Heme
demir et yiyenlerde toplam demir alımının %10 ila 15'ine denk
gelir ancak daha yüksek ve muntazam emilimi sayesinde (yaklaşık
%15 ila %35 oranında
emildiği tahmin edilmektedir) toplam demir emiliminin %40'ını
karşılar7.
Bitkisel besinler ise sadece heme-olmayan demir içerirler.
Heme-olmayan demir tam tahıllı kahvaltı gevreğinden ekmeğe,
kurutulmuş bakliyattan baklagillere, koyu yeşil yapraklı
sebzelerden kurutulmuş meyvelere, yemişlerden tohumlara kadar
birçok besinde bulunur.
Avustralyalıların
diyetlerindeki demirin çoğu, et yiyenlerde bile bitkisel
besinlerden gelir. Bu
diyetlerde, demir
alımının %20'sinden azı et ve et ürünlerinden gelirken %40'ı
tahıl ve tahıl
ürünlerinden gelir8.
Benzer oranlar İngiltere için de geçerlidir9.
Demirce-zenginleştirilmiş tahıl ürünleri, hem etyemezlerin hem
de et yiyenlerin diyetlerinde, özellikle de enerji bakımından
kısıtlı diyetlerde demir alımında önemli yer tutar. Tavsiye
edilen günlük demir alım miktarı, önemli miktarda demirin
bitkisel kaynaklardan geldiği varsayımına dayandırılır. Bazı
bitkisel kaynaklardaki,
ortalama bir servis başına demir içeriğini aşağıda
görebilirsiniz.
Kaynak
– Servis başına demir
2
Dilim demirce zenginleştirilmiş ekmek – 4.2 mg
1
fincan pişirilmiş mercimek, nohut veya fasulye – 3.8 mg
Ortalama
bir kase demirce zengin kahvaltı gevreği – 1.2 / 1.3 mg
100g
Tofu – 2.9 mg
50g
(25 adet) Kaju fıstığı – 2.6 mg
90g
(yarım fincan) Soya fasulyesi – 1.8 mg
50g
Kuru kayısı –
1.6 mg
30g
(20-25 adet) kavrulmuş badem – 1.1 mg
1
fincan kahverengi pirinç – 1.0 mg
100g
pişmiş brokoli – 1.0 mg
Demir
depoları: düzenlenmesi, adaptasyonu ve emilim üzerindeki etkisi
Emilen
heme-olmayan demir miktarı esas olarak vücudun demir ihtiyacına
bağlıdır.
Çok düşük demir depolarına sahip kişiler daha çok demir emme
daha az vücuttan uzaklaştırma
eğilimi gösterirler10.
İnsanların başarıyla uyum sağlayabileceği demir alımı ve
gereksinimi aralığı oldukça geniştir11.
Örneğin demir alımı düşükse, etyemezler dışkıyla daha az
ferritin atarak (bağırsaklarda
daha çok emilim gerçekleştirerek)
demir depolarını korumaya giderler. Demire çok ihtiyacı olan
hamile kadınlarda ise demir emilimi normale oranla %60'a kadar
artabilir12
13.
Çok düşük demir
depolarına sahip kişilerde heme-olmayan demirin emilimi de
neredeyse heme demirinki kadar yükselebilir. Minimum miktarda demir
depolanmasının üzerine çıkılmasının farkedilebilir bir
avantajı yoktur14.
Önerilen günlük demir alım miktarı kan serumundaki ferritin
seviyelerini 15µg/L
düzeyinde tutmak ya da işlevsel yeterliliği sağlamak üzere
belirlenir.
Heme
ve heme-olmayan demir ince bağırsakta farklı mekanizmalar
aracılığıyla emilir. Heme demiri bağırsak duvarından ne kadar
ihtiyacımız olduğuna bakılmaksızın emilir15.
Heme-olmayan demir emilimi ise daha dikkatli düzenlenmiştir ve
miktarı
vücudun
o anki demir ihtiyacına göre belirlenir. Bu mekanizma fazla demir
birikimini önlemeye yardımcı olur. Bu hassasiyet hayatidir çünkü
vücudun demiri vücuttan uzaklaştırma
yolları sınırlıdır: deri dökerek, bağırsak ve sidik
yollarındaki mukoza hücrelerini değiştirerek, saç dökerek ve
menstrüasyon
ile.
Demirin
biyo-alınabilirliği: engelleyiciler ve destekleyiciler
Heme-olmayan
demirin biyo-alınabilirliği birçok farklı besinsel bileşenden
etkilenebilir. Bu etki demir emilimini engellemek (azaltmak) ya da
desteklemek (arttırmak) yönünde olabilir. Düşük demir
depolarına sahip kişilerde heme-olmayan demirin emiliminin verimi,
demir kaynağıyla eş zamanlı olarak tüketilen besinlerdeki bu
destekleyici ve engelleyici bileşenlere bağlıdır. Her ne kadar,
özellikle çeşitli besinlerin tüketildiği düzenli bir beslenmede
engelleyiciler ve destekleyiciler birbirlerini dengeleyebilirlerse de
bu etkiler daha iyi anlaşılana kadar olası etkilerine karşın
dikkatli olmakta fayda vardır16.
Heme-olmayan
demirin emilimini engelleyen maddelerin başında, genellikle
baklagillerde, yemişlerde, tam tahıllı gevreklerde ve işlemden
geçirilmemiş kepekte bulunan fitat ya da fitik asit gelir. Tam
tahıllı ürünleri işlemden geçirmek büyük ölçüde fitat
içeriğini azaltır ancak bu aşamada aynı zamanda demir ve çinko
gibi yararlı besinlerde de kayıp olur. Baklagilleri, tahılları ve
tohumları ıslatmak ve filizlendirmek, ekmeği mayalamak fitat
seviyelerini düşürebilir17.
Fitik asit aslında etkili bir antioksidan olması sebebiyle sağlık
açısından yararlı etkilere sahiptir, pekçok kronik hastalığa
ve çeşitli kanser tiplerine yakalanma riskini düşürebilir18
19.
Heme-olmayan demir emilimini engelleyen diğer maddeler arasında çay
(bitkisel çaylar da dahil), kahve, kakao ve kırmızı şaraplar
gibi polifenol içeren içecekler de bulunur20.
Kimi
çalışmalar (ıspanak, pazı ve pancar yapraklarında bulunan)
oksalik asitin de demir emilimini engelleyebileceğine dair bulgulara
rastlasa da, yeni bir araştırma bu etkilerin görece önemsiz
olduğunu ortaya koymuştur21.
Kalsiyumun da hem heme hem de heme-olmayan demirin emilimini
engelleyici etki gösterdiği düşünülse de yeni bir çalışma
uzun süreler sonrasında (muhtemelen uyumsal bir fizyolojik tepkiye
bağlı olarak) kalsiyumun demir emilimine sınırlı etkide
bulunduğunu göstermiştir22.
Yine de kalsiyum bakımından yüksek besinleri ve besin desteklerini
yemeklerle beraber tüketmekten kaçınmakta fayda vardır23.
Demir
emiliminin en önemli destekleyicisi (gerek sentetik gerek besinsel
olsun) C vitaminidir ve düşük demir depoları olan kimselerde
demir emilimini altı katına kadar çıkarabilir24.
Bu sayede fitik asidin, polifenollerin, kalsiyumun ve süt
proteinlerinin yarattığı negatif etkiler bile karşılanır25
26.
Öğün başına alınacak 50 mg C vitamini, demir emilimini üç ila
altı kata kadar arttırabilir27.
C vitamini, Fe3+'ün (ferrik demir) Fe2+'ye
(ferruz demire) yani en iyi emilebilen demir formuna dönüşmesini
sağlar. Etyemezler genel olarak çok çeşitli meyve ve sebze
tükettiklerinden, daha yüksek C vitamini alma eğilimindedirler.
Demir depoları zaten dolu olan kişilerde C vitaminince zengin
yiyecekler tüketmenin serum ferritin seviyelerine etki etmediği
gösterilmiştir28.
Sitrik,
malik ve laktik asit gibi diğer organik asitler, A vitamini ve
β-karoten de heme-olmayan demir emilimini arttırır29
30.
Bir askorbik asit türevi olan eritorbik asit (E315) işlenmiş
besinlerde antioksidan olarak yaygın olarak kullanılır ve
bulgulara göre heme-olmayan demir emilimini arttırmada askorbik
asitten iki kat etkilidir31.
Et de heme-olmayan demir emilimini
arttırır ancak süt, yumurta ve albumin gibi hayvansal proteinler
demir emilimini azaltır. Önceden soya proteinin de demir emilimini
azaltıcı etkiye sahip olduğu düşünülmekteydi ancak yeni bir
araştırma soyadaki demirin ferritin formunda olduğunu ve bol
miktarda alınabildiğini gösteriyor32.
Ne kadar demir emilimi
gerçekleştirdiğimizi tahmin etmek
Demir emilimine dair bilgiler
genellikle demir depoları yeterli derecede dolu kimselerle kısa
süreli olarak yürütülen çalışmalara dayandırılıyor. Bu
çalışmalar, bu gibi kimselerde demir emilimi vücut tarafından
kısıtlanacak biçimde düzenlendiği için, uzun vadede ne gibi
etkilerin gerçekleşeceğini doğru şekilde yansıtmaktan uzak
olabilir. Bukısa süreli çalışmalar, emilimin artmasını ve
kaybın azalmasını sağlayan bağırsağın uyum sağlama sürecinin
de hesaba katılmasını mümkün kılmamaktadır33.
Etsiz diyetlerde demir emilimine dair daha doğru tahminler için
çalışmaların ferritin seviyeleri genellikle düşük olan
vejetaryenlerle yapılması gerekiyor.
Bazı araştırmacılar heme-olmayan
demirin biyo-alınabilirliği ile destekleyicilerin ve
engelleyicilerin etkilerinin daha önce düşünülenden az
olabileceğini ve demir emilimine dair verilen rakamların az
olduğunu belirtiyor34
35.
Araştırmacılar heme-olmayan demir emilimi miktarının tahmininde,
vücuttaki demir durumunun biyo-alınabilirlikten daha belirleyici
olduğunu, kadınlarda (besinsel bileşimdense) menstrüal kan
kaybının en büyük belirleyici olduğunu ortaya koyuyorlar36.
Etyemezler yüksek demir eksikliği
riski taşıyor mu?
Vejetaryen ve vegan diyetler,
genellikle en az etin de dahil olduğu diğer diyetler kadar ve hatta
daha fazla demir içeriyor37
38
39.
Et-yiyenlerle karşılaştırıldığında, demir alımları yeterli
olsa bile et yemezler, (hala normal sınırlar dahilinde olmak üzere)
genellikle daha düşük serum ferritin seviyelerine sahip
olabilirler40
41
42.
Ancak vejetaryenlerdeki bu düşük ferritin seviyelerinin fizyolojik
etkisi henüz bilinmemektedir. Vejetaryenler düşük demir seviyesi
riskini, C vitamini ve organik asitler gibi demir emilimini
destekleyicilerle zengin besinleri tüketerek azaltabilirler43.
Avustralya ve Batı ülkelerinde
vejetaryenler demir eksikliği anemisinden, et yiyenlere oranla daha
çok etkilenmektedirler. Ancak demir eksikliğine bağlı anemi olmaksızın
düşük demir depolarına sahip olmanın, işlevsel bir bozukluğa
yol açtığı gösterilmemiştir. Demir eksikliği ancak hemoglobin
konsantrasyonu ölçülebilir derecede düşerse işlevsel
bozukluklara yol açabilir ki bu da tüm çalışmalarda aynı
şekilde gösterilmemiştir. Avrupa Kanser ve Beslenmede Önleyici
Araştırmasında 43000 kadın arasında etyemezler ve et yiyenler
arasında benzer demir alım oranları ve hemoglobin
konsantrasyonları ölçülmüştür44.
Birçok araştırma, eğer varsa bile, etyemezler ve et yiyenlerin
(hemoglobin seviyeleri, hematokrit, toplam demir bağlama kapasitesi,
transferrin doyumu ve serum demir seviyelerinin ölçülmesiyle elde
edilen) demir durumu arasındaki farkın çok az olduğunu
göstermiştir45.
Ancak vejetaryenlerin (serum ferritin ölçümlerine dayanan
ölçümlere bağlı olarak) düşük demir depolarına sahip olma
riskinin daha yüksek olabileceğini gösteren çalışmalar da
mevcuttur.
Etyemezlerin daha fazla demir
ihtiyacı var mı gerçekten?
Avustralya için şu anki günlük
alınması önerilen demir miktarı ABD/Kanada Tıp Enstitüsü (IOM)
tarafından yapılan bir çalışmaya dayanmaktadır. Bu çalışma,
ilk kez, etyemezler için günlük alınması önerilen demir
miktarını et de yiyenlere oranla 1.8 kat fazla olarak
belirlemiştir. Çalışmanın bulguları nihai olmaktan uzak olsa
da, IOM komitesi tek bir 1991 araştırmasını temel alarak
vejetaryenler için demir ihtiyacının %80 fazla olduğuna karar
vermiştir. Bu araştırma tipik bir batı diyetini göz önünde
bulundurmadığı gibi heme-olmayan demir emilimini azaltıcı yönde
tasarlanmış ve sınırlı miktarda meyve ve sebze içeren bir
diyeti temel almıştır. Bir gruba et ve C vitamini gibi
heme-olmayan demir emilimini olabildiğince destekleyen yiyecekler
verilirken diğer gruba et, C vitaminince zengin meyve ve sebzelerin
bulunmadığı bir diyet ve engelleyicilerce zengin içecekler
verilmiştir. IOM komitesi vejetaryenler için önerdiği bu orana,
ikinci grubu temel alarak karar vermiştir. Üstelik aynı çalışmanın
demir biyo-alınabilirliğinin (engelleyicilerin ve
destekleyicilerin) genel olarak düşünülenden daha az önemli
olduğu sonucuna da varmış olmasına rağmen.
Güncel (2006) günlük alınması
önerilen (RDI) demir miktarı etyemez olmayan 19-50 yaş arası
kadınlar için (18 mg/gün), önceden önerilen (1991) miktardan (16
mg/gün) çok az daha fazladır. Bu yaş grubu için tahmin edilen
güncel ortalama demir ihtiyacı (EAR) ise 8 mg/gün olarak
verilmektedir. Bu oran (EAR), 19-50 yaş arası kadınların
yarısının sağlıklı bir yaşam sürdürebilecek kadar alması
gereken besin seviyesine göre hesaplanmaktadır ve RDI ile
karşılaştırılınca, özellikle menstrüal kan kaybına bağlı
farklılıklar sebebiyle kadınlar arasında demir ihtiyacının ne
kadar farklı olabileceğine işaret etmektedir. Menopoz öncesi
kadınlarda, besinsel bileşenler önemsizleşirken menstrüasyona
bağlı kan kaybı, demir durumunu etkileyen en önemli faktördür46.
Hamile kadınlar için daha yüksek
olan RDI oranları fetüsün gelişimi için yeterli demirin
sağlandığından emin olmak üzere belirlenmiştir. Hamilelik
boyunca demir emilimi 12. haftada %7, 24. haftada %36 ve 36. haftada
%59'a kadar artar. İngiltere Besin Standartları Enstitüsü
menstrüal kan kaybının olmadığını ve demir emiliminin
arttığını göz önünde bulundurarak hamileler için daha yüksek
RDI önermemiştir47.
Hamilelikte olduğu gibi, vücudun
ihtiyacı olduğunda (heme-olmayan) demir emilimi önemli ölçüde
arttığından ötürü, C vitaminince zengin vejetaryen diyetlerdeki
demirin biyo-alınabilirliğinin, uzun süredir vejetaryen olan
kişinin demir ihtiyacı arttıkça artacağını varsaymak
mantıklıdır. Dolayısıyla düşük demir depolarına gösterilen
uyum süreci göz önünde bulundurulduğunda vejetaryenler için
daha yüksek demir alımı önermenin ne kadar gerekli olduğunu
sormak uygun olur. Gelecekte uzun süredir vejetaryen olanlarla
gerçekleştirilecek uzun süreli araştırmalar bu konuyu açıklığa
kavuşturmakta önemli rol oynayacaktır.
Obez kişilerde, muhtemelen yetersiz
demir alımına veya yüksek kan hacmine bağlı olarak demir
eksikliği yaygın görülür. Obez kimselerdeki kronik enflamasyon,
bağırsaklardaki demir emilimini azaltan yüksek hepsidin
seviyeleriyle ilişkilidir. Obezlerde serum ferritin oranları demir
durumuna dair iyi bir gösterge değildir çünkü serum ferritin
seviyeleri de enflamasyona bağlı olarak artar48.
Sonuç
İyi planlanmış vejetaryen diyetler,
çeşitli besin kaynakları düzenli olarak tüketildiği müddetçe
yeterli miktarda heme-olmayan demir içerirler. Araştırmalar
etyemezlerin, et yiyenlere oranla daha yüksek demir eksikliğine
bağlı anemi riskine sahip olmadığını göstermiştir. Tipik bir
etsiz diyet, C vitamini ve diğer heme-olmayan demir emilimini
destekleyiciler bakımından zengindir. Bugüne kadar
gerçekleştirilen demir emilimine dair az miktarda çalışma henüz
vejetaryenlerin ne kadar demir alması gerektiği konusunu açıklığa
kavuşturamamıştır. Resmi RDI değerlerinin dayandırıldığı
araştırmalar uzun süreli uyum mekanizmalarını göz önünde
bulundurmamaktadır.
Kaynaklar
Kaynaklar
1Samman
S. Iron. Nutr Diet 2007; 64 Suppl 4: S126-S130. doi:
10.1111/j.1747-0080.2007.00199.x.
2Frazer
DM, Anderson GJ, Ramm GA, et al. How much iron is too much? Expert
Rev Gastroenterol Hepatol 2008; 2: 287-290.
3Food
and Nutrition Board and Institute of Medicine. Dietary reference
intakes for vitamin A, vitamin K, arsenic, boron, chromium, copper,
iodine, iron, manganese, molybdenum, nickel, silicon, vanadium, and
zinc. Washington, DC: National Academy Press, 2001. http://www.nap.
edu/openbook.php?record_id=10026&page=R1 (Nisan 2012'de
erişildi.)
4de
Benoist B, McLean E, Egli I, Cogswell M, editors. Worldwide
prevalence of anaemia 1993–2005: WHO global database on anaemia.
Geneva: World Health Organization, 2008.
http://whqlibdoc.who.int/publications/2008/9789241596657_eng.pdf
(Mart 2012'de erişildi.)
5O’Connor
H, Munas Z, Griffin H, et al. Nutritional adequacy of energy
restricted diets for young obese women. Asia Pac J Clin Nutr 2011;
20: 206-211.
6Beard
JL, Dawson H, Piñero DJ. Iron metabolism: a comprehensive review.
Nutr Rev 1996; 54: 295-317.
7Hurrell
R, Egli I. Iron bioavailability and dietary reference values. Am J
Clin Nutr 2010; 91: 1461S-1467S.
8Australian
Bureau of Statistics. National Nutrition Survey: nutrient intakes
and physical measurements Australia 1995. Canberra: ABS, 1998. (ABS
Cat. No. 4805.0.)
http://www.ausstats.abs.gov.au/ausstats/subscriber.nsf/0/CA25687100069892CA25688900268A6D/$File/48050_1995.pdf
(Nisan 2012'de erişildi.)
9Food
Standards Agency. National Diet and Nutrition Survey: adults aged 19
to 64 years: vitamin and mineral intake and urinary analytes. Volume
3. London: TSO, 2003.
http://www.food.gov.uk/multimedia/pdfs/ndnsv3.pdf
(Mayıs 2012'de erişildi.)
10Hunt
JR. Bioavailability of iron, zinc, and other trace minerals from
vegetarian diets. Am J Clin Nutr 2003; 78 (3 Suppl): 633S-639S.
11Cook
JD. Adaptation in iron metabolism. Am J Clin Nutr 1990; 51: 301-308.
12Hunt
JR, Roughead ZK. Nonheme-iron absorption, fecal ferritin excretion,
and blood indexes of iron status in women consuming controlled
lactoovovegetarian diets for 8 wk. Am J Clin Nutr 1999; 69: 944-952.
13Whittaker
PG, Barrett JF, Lind T. The erythrocyte incorporation of absorbed
non-haem iron in pregnant women. Br J Nutr 2001; 86: 323-329.
14Siimes
MA, Refino C, Dallman PR. Manifestation of iron deficiency at
various levels of dietary iron intake. Am J Clin Nutr 1980; 33:
570-574.
15Geissler
C, Powers H. Human nutrition. 11th ed. Edinburgh; New York:
Elsevier/Churchill Livingstone, 2005.
16Cook
JD, Dassenko SA, Lynch SR. Assessment of the role of nonheme-iron
availability in iron balance. Am J Clin Nutr 1991; 54: 717-722.
17Harland
BF, Morris ER. Phytate: a good or bad food component? Nutr Res 1995;
15: 733-754. doi: 10.1016/0271-5317(95)00040-P.
18Slavin
JL. Mechanisms for the impact of whole grain foods on cancer risk. J
Am Coll Nutr 2000; 19 (3 Suppl): 300S-307S.
19Fox
CH, Eberl M. Phytic acid (IP6), novel broad spectrum anti-neoplastic
agent: a systematic review. Complement Ther Med 2002; 10: 229-234.
20Hurrell
RF, Reddy M, Cook JD. Inhibition of non-haem iron absorption in man
by polyphenolic-containing beverages. Br J Nutr 1999; 81: 289-295.
21genannt
Bonsmann SS, Walczyk T, Renggli S, Hurrell RF. Oxalic acid does not
influence nonhaem iron absorption in humans: a comparison of kale
and spinach meals. Eur J Clin Nutr 2008; 62: 336-341.
22Mølgaard
C, Kaestel P, Michaelsen KF. Long-term calcium supplementation does
not affect the iron status of 12–14-y-old girls. Am J Clin Nutr
2005; 82: 98-102.
23Mangels
R, Messina V, Messina M. The dietitian’s guide to vegetarian
diets: issues and applications. 3rd ed. Sudbury, MA: Jones and
Bartlett Learning, 2011.
24Hallberg
L. Bioavailability of dietary iron in man. Annu Rev Nutr 1981; 1:
123-147
25Hallberg
L, Hulthén L. Prediction of dietary iron absorption: an algorithm
for calculating absorption and bioavailability of dietary iron. Am J
Clin Nutr 2000; 71: 1147-1160.
26Davidsson
L. Approaches to improve iron bioavailability from complementary
foods. J Nutr 2003; 133 (5 Suppl 1): 1560S-1562S.
27Allen
LH, Ahluwalia N. Improving iron status through diet. The application
of knowledge concerning dietary iron bioavailability in human
populations. Arlington, VA: John Snow/OMNI, 1997.
28Hunt
JR. High-, but not low-bioavailability diets enable substantial
control of women’s iron absorption in relation to body iron
stores, with minimal adaptation within several weeks. Am J Clin Nutr
2003; 78: 1168-1177.
29Gillooly
M, Bothwell TH, Torrance JD, et al. The effects of organic acids,
phytates and polyphenols on the absorption of iron from vegetables.
Br J Nutr 1983; 49: 331-342.
30García-Casal
MN, Layrisse M, Solano L, et al. Vitamin A and beta-carotene can
improve nonheme iron absorption from rice, wheat and corn by humans.
J Nutr 1998; 128: 646-650.
31Fidler
MC, Davidsson L, Zeder C, Hurrell RF. Erythorbic acid is a potent
enhancer of nonheme-iron absorption. Am J Clin Nutr 2004; 79:
99-102.
32Hurrell
RF, Juillerat MA, Reddy MB, et al. Soy protein, phytate, and iron
absorption in humans. Am J Clin Nutr 1992; 56: 573-578.
33Hunt
JR, Roughead ZK. Adaptation of iron absorption in men consuming
diets with high or low iron bioavailability. Am J Clin Nutr 2000;
71: 94-102.
34Reddy
MB, Hurrell RF, Cook JD. Estimation of nonheme-iron bioavailability
from meal composition. Am J Clin Nutr 2000; 71: 937-943.
35Beard
JL, Murray-Kolb LE, Haas JD, Lawrence F. Iron absorption prediction
equations lack agreement and underestimate iron absorption. J Nutr
2007; 137: 1741-1746.
36Singh
M, Sanderson P, Hurrell RF, et al. Iron bioavailability: UK Food
Standards Agency workshop report. Br J Nutr 2006; 96: 985-990.
37Calkins
BM, Whittaker DJ, Nair PP, et al. Diet, nutrition intake, and
metabolism in populations at high and low risk for colon cancer:
nutrient intake. Am J Clin Nutr 1984; 40 (4 Suppl): 896-905.
38Davey
GK, Spencer EA, Appleby PN, et al. EPIC Oxford: lifestyle
characteristics and nutrient intakes in a cohort of 33 883
meat-eaters and 31 546 non meat-eaters in the UK. Public Health Nutr
2003; 6: 259-269.
39Craig
WJ, Mangels AR. Position of the American Dietetic Association:
vegetarian diets. J Am Diet Assoc 2009; 109: 1266-1282.
40Wilson
AK, Ball MJ. Nutrient intake and iron status of Australian male
vegetarians. Eur J Clin Nutr 1999; 53: 189-194.
41Ball
MJ, Bartlett MA. Dietary intake and iron status of Australian
vegetarian women. Am J Clin Nutr 1999; 70: 353-358.
42Alexander
D, Ball MJ, Mann J. Nutrient intake and haematological status of
vegetarians and age-sex matched omnivores. Eur J Clin Nutr 1994; 48:
538-546.
43Thane
CW, Bates CJ, Prentice A. Risk factors for low iron intake and poor
iron status in a national sample of British young people aged 4–18
years. Public Health Nutr 2003; 6: 485-496.
44Davey
GK, Spencer EA, Appleby PN, et al. EPIC Oxford: lifestyle
characteristics and nutrient intakes in a cohort of 33 883
meat-eaters and 31 546 non meat-eaters in the UK. Public Health Nutr
2003; 6: 259-269.
45Obeid
R, Geisel J, Schorr H, et al. The impact of vegetarianism on some
haematological parameters. Eur J Haematol 2002; 69: 275-279.
46Harvey
LJ, Armah CN, Dainty JR, et al. Impact of menstrual blood loss and
diet on iron deficiency among women in the UK. Br J Nutr 2005; 94:
557-564.
47Food
Standards Agency. Safe upper levels for vitamins and minerals:
report of the expert group on vitamins and minerals. London: FSA,
2003. http://cot.food.gov.uk/pdfs/vitmin2003.pdf
(Mart 2012'de erişildi).
48Cepeda-Lopez
AC, Aeberli I, Zimmermann MB. Does obesity increase risk for iron
deficiency? A review of the literature and the potential mechanisms.
Int J Vitam Nutr Res 2010; 80: 263-270.

No comments:
Post a Comment