Saturday, June 30, 2012

Omlet kabak tadı verdi!

Çok da güzel oldu.. Bir etsiz tarifle daha karşınızdayız.


Malzemeler:

(1 Kişilik)

2 taze soğan (taze soğanlar büyükse 1 adet)
1 kabak (kabak çok büyükse yarım kabak)
2 yumurta
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Beyaz peynir (isteğe bağlı)
tuz-karabiber-kırmızı pul biber

Yapılışı:

Taze soğanları ince ince doğrayın. Ufakçana teflon tavada kızdırdığınız zeytinyağında kavurun. Soğanlar kavrulurken kabakları küçük küpler halinde doğrayın (soğanları yakmamak için baştan da hazır edebilirsiniz). Kabakları tavaya ekleyin (ateşi yüksek tutun) kızarıncaya kadar takip edin. Kabaklar güzelce pişsin diye başta fazlaca yağ koymuştuk, bu aşamada kağıt havlu yardımıyla fazla yağı alabilirsiniz ya da başta daha az yağ koyup kabakları bolca karıştırarak pişirebilirsiniz. Kabaklar olunca (yaklaşık iki parmak büyüklüğünde bir dilim yeterli olacaktır) beyaz peynir ekleyin (ateşi kısabilirsiniz). Çırptığınız yumurtaları tuz, karabiber ve çok az da kırmızı pul biberle karıştırıp tavaya ekleyin, bir yüzü pişince öbür yüzünü çevirin ve kabaklı omletiniz hazır! Afiyetle yiyin :-)

Fikir için Artemisia Gentileschi'ye çok teşekkürler.

Friday, June 29, 2012

Et tüketimi ve çevre: Araştırma daha az et yemeyi öneriyor


Bu haber huffingtonpost sitesinden “Meat Consumption And The Environment: Study Calls For Eating Less Meat” başlıklı makalenin kısa ve serbest çevirisidir.

Daha mı az et yemeliyiz? Et tüketimi sadece sizin sağlığınızı etkileyen bir şey değil, ormansızlaşma sorununda da devasa bir rol oynuyor. Eti için yetiştirilen hayvanlar (gerek otlanmaları için gerekse beslenmeleri için yetiştirilen ekinlerin kapladığı alan bakımından) çok büyük alanlara ihtiyaç duyuyorlar ve bu alanlar git gide, başta Amazon olmak üzere, tropikal ormanların alanlarından çalınıyor.

Endişeli Bilimciler Birliği'nin (Union of Concerned Scientist) yayınladığı yeni bir rapor, eti “ekolojik olarak verimsiz” ilan ediyor ve daha az et yemeye çağırıyor:

Bu verimsizlik özellikle sığır eti sözkonusu olduğunda daha da fazla. Sığır eti üretimi için dünyanın tarım alanlarının 5'te 3'ü kullanılırken, sığır eti bu alanlardan sağlanan besinlerdeki proteinin %5'inden, kalorilerin ise %2'sinden daha azına karşılık geliyor. Sığır eti üretimi küresel ısınmaya iki şekilde katkıda bulunuyor: (i) doğrudan meralık alanların açılması için, dolaylı olarak da yem üretimi için ormansızlaşmaya neden olarak ve (ii) sığırların ürettiği güçlü bir sera gazı olan metan salımına neden olarak.

Sığır eti, aldığımız toplam protein miktarının %4.7'sini karşılamasına rağmen, üretimi tarım alanlarımızın çoğunluğunu kapsıyor. Kaynak: FAOSTAT 2012


Rapor hem kendi sağlığımız için hem de ormansızlaşma sorununu azaltmak için diyetlerimizde kırmızı etten beyaz ete geçişi öneriyor. Aynı zamanda diğer çözüme yardımcı önerilere de dikkat çekiyor: büyükbaş hayvancılıktaki verimliliği arttırmak; ormanlar yerine halihazırda açık olan alanları kullanmak; ormanlık alanlarla yemlenme alanlarının karşılıklı yarar sağladığı uygulamalara geçiş yapmak (silvopasture); ve et tüketimini genel olarak azaltmak.

Birey olarak ne mi yapabilirsiniz? Ormansızlaşmaya neden olmadığından emin olduğunuz ürünleri almaya özen gösterebilir, diyetinizde değişikliğe gidebilir ve hükümet yetkililerini bu sorunlar karşısında harekete geçmeye teşvik edebilirsiniz.

Raporu indirmek için bağlantıyı takip edin. (İngilizce)

Tuesday, June 26, 2012

İklim değişimiyle savaşmak için et tüketiminizi yarıya indirin

Bu haber wired.co.uk sitesinden "Halve your consumption of meat to fight climate change" başlıklı makalenin kısa ve serbest çevirisidir.



Exeter Üniversitesi'nden araştırmacılar sundukları raporda, basit bir beslenme değişikliğinin küresel karbondioksit seviyesini ciddi ölçüde azaltabileceğini gösterdiler.

Batılıların, şu anda tükettikleri et miktarının yarısını tüketmeleri durumunda dünya genelindeki et tüketimi ortalaması, günlük kalori miktarının %16'sından %15'ine inecek. Bu, 2050 yılında dünya nüfusu 9.3 milyara ulaşsa dahi, büyükbaş hayvanlar için şu ankinden daha az çiftlik alanı kullanılması anlamına geliyor.

Böylelikle karbondioksit seviyeleri 25 ppm azaltılabilir ve küresel sıcaklıklarda iki derecelik kritik sınırın altında kalmak mümkün olabilir. Uzmanlara göre bu iki derecelik sınır aşıldığında ekosistem açısından sonuçları çok ciddi olacak. Beslenme biçimlerindeki diğer olasılıkları da modelleyen ekibe göre, “fazla et, düşük verim” senaryosunun gerçekleşmesi durumunda atmosferdeki karbondioksit miktarı 2050 yılına kadar 55 ppm artabilir.


Sunday, June 24, 2012

Mercimeklerinizi akşamdan ıslatın!

Çünkü yarın öğlene mercimek salatası var! Mmm.. Etsiz ama protein dolu ve çok lezzetli! Hem de basit..



Malzemeler:

1 (büyükçe) su bardağı yeşil mercimek
2 taze soğan
3 çorba kaşığı konserve mısır
1 demet roka (veya isterseniz başka yeşillikler)
1 orta boy salatalık (veya kornişon turşu da olur)
İstediğiniz kadar zeytin
Zeytinyağı-limon
Tuz-karabiber

Yapılışı:

Mercimeklerinizi akşamdan ıslatın. Ertesi gün yıkayıp, yumuşayıncaya kadar haşlayın. Mercimeklerinize neyin eşlik etmesini istediğiniz size kalmış aslında (örneğin domates, biber doğrayıp havuç da rendeleyebilirsiniz) ama biz yukarıdaki malzemelerle devam edelim.

Mercimekleriniz haşlanırken (bakarak olun çünkü çok uzun sürmeyecektir) taze soğanlarınızı ince ince doğrayıp bir kaba alın. Rokalarınızı da yıkayıp arzu ettiğiniz büyüklükte kaba doğrayın. Salatalığınızı da doğrayıp mısırlarla birlikte kaba ekleyin. Haşlanan mercimekleri süzün ve soğuk sudan geçirdikten sonra diğer malzemelerin bulunduğu kaba alıp karıştırın. İstediğiniz kadar yağ-limon, tuz-karabiber ve zeytin ekleyin. İsterseniz peynir de rendeleyebilirsiniz salatanıza.

İşte size evde yapıp ofiste yemek için çok uygun ve kolaycacık bir etsiz pazartesi yemeği. Afiyetle yiyin :-)