Sushi'yi çok severim ama etsiz olanını tabii ki :) O yüzden evde denemeye karar verdim. Yani bu benim ilk sushi denemem ve emin olun ben yaptıysam (gayet başarılı oldu) siz de yaparsınız! Sushi nori yani yosun hariç hiçbir özel sushi malzemesine, hatta bambu mata (makisu) bile ihtiyacınız yok. Nori'yi internet sitelerinden sipariş edebilir (1-2) ya da kimi marketlerde bulabilirsiniz. Detayları atlamamak için yazıyı uzun tuttum ama yapması hiç uzun sürmüyor (benimki toplamda 45 dakika kadar sürdü, o da arada kahve molası vererek).
Malzemeler : (2 kişilik)
2 sushi nori (paketin üzerinde yazan uyarılara dikkat edin, örneğin benim kullandığımda yüksek iyot içeriğinden dolayı günde 1 taneden fazla tüketilmemesi gerektiği yazıyordu)
pilav için:
2 Türk kahvesi fincanı pirinç (sushi pirinci bulamazsanız mümkün olan en kısa taneli pirinci kullanın)
3 yemek kaşığı pirinç sirkesi
içi için: (bu tamamen size kalmış)
2 yemek kaşığı susam
1/2 dolmalık biber
1 küçük havuç
1 küçük salatalık
1/2 avokado
2 dilim yumuşak peynir (bunu koymayarak vegan sushi de yapabilirsiniz)
başka koyabileceğiniz malzemeler: kırmızı soğan, mayonez, kabak, yumurta ve aklınıza gelebilecek daha bir sürü şey. Tabi bunların hepsini birden tek bir sushi sarmasına doldurmak zor olabilir :)
servis için:
2 Türk kahvesi fincanı soyasosu
Wasabi sos
Yapılışı :
Öncelikle pilavı hazırlamakla başlayın. 2 Türk kahvesi fincanı pirinci, 4 fincan kaynayan suya atın ve pirinçler tüm suyu çekene kadar kısık ateşte ara ara karıştırın (pilavınızın bembeyaz olmasını istiyorsanız pirinçleri haşlamadan önce suyu berrak akana kadar yıkayın). Normalde pilav yaparkenki gösterdiğiniz özeni göstermenize gerek yok, sadece pirinçleri ezmemeye dikkat edin. Pilav hazır olunca bir kenarda soğumaya bırakın (çünkü pirinç sirkesini ekleyip elimizle karıştıracağız).
Bu sırada iç malzemeleri hazırlayın. Susamları tavada renkleri değişinceye kadar çevirip kenara alın. Tüm diğer malzemeleri jülyen (ince uzun biçimde) doğrayın, mümkün olduğunca ince olmasına özen gösterin.
Pilavınızı genişçe bir kaba alın. 3 kaşık pirinç sirkesini eşit şekilde pilavınızın üzerinde gezdirin. Pirinç sirkesi pilavınızın yapışkan olmasını sağlayacak. O yüzden ellerinizle karıştırmadan önce ellerinizi ıslatın. Yoğurmadan, pirinçleri ezmeden hafifçe pilavı karıştırın, sirkeyi tüm pilava yedirdiğinizden emin olun. Pilavınız hazır, isterseniz tuz da koyabilirsiniz ama hem nori hem de soya sosu tuzlu olduğu için hiç gerek duymayacaksınız.
Sıra sushiyi doldurmaya ve sarmaya geldi. Bambu matınızı masaya yerleştirin. Bambu matınız yoksa şuradaki gibi ince bir plastik de kullanabilirsiniz. Noriyi pürüzsüz tarafı alta gelecek şekilde mata yerleştirin. Şimdi pilavı noriye yayacağımız için kenarda bir kase su bulundurun. Pilavı almadan ve yaymadan önce her seferinde parmaklarınızı suda ıslatın ki yapışkan pilav ellerinize yapışmasın. Pilavı aşağıda gördüğünüz gibi norinin üzerine, ucunda iki parmak boşluk bırakacak şekilde yayın (burası sushi sarmasını kaparken yardımcı olacak). Yine pirinçleri ezmemeye, norinin üzerine eşit şekilde yaymaya ve çok kalın bir tabaka olmamasına dikkat edin. Birer tutam pilavı da sushiyi sardıktan sonra uçlarından doldurmak isteyebileceğinizi düşünerek ayırmayı unutmayın.
Size yakın kısımdan iki-üç parmak boşluk bırakacak şekilde malzemelerinizi pilavın üzerine sıralayın. Çok fazla malzeme doldurmamaya dikkat edin. Ben bir sıra avokado, bir sıra havuç, bir sıra salatalık, bir sıra dolmalık biber, bir sıra yumuşak peynir koydum ve tabi susamları da ekledim, sararken ve keserken zorluk yaşamadım.
Sıra geldi sushiyi sarmaya. Önce uçta boş bıraktığınız yeri hafifçe ıslatın ki sarmayı kapattığımızda yapışkan görevi görsün. Sarma kısmı en zor kısım denir ama ben hiç zorlanmadım, gözünüz korkmasın. Matınızı size yakın olan ucundan tutun ve noriyi malzemelerin üzerine katlayın. Norinin kaymamasına dikkat ederseniz bir sorun olmayacaktır. Şuradaki resim de tekrar yardımcı olabilir. Mat yardımıyla sarmayı malzemelerin üzerine kapattıktan sonra ellerinizle sushiyi mümkün olduğunca sıkı (ama sıkmadan) sarmaya devam edin ve sarmayı kapatın.
Sarmanızı yukarıdaki ilk resimdeki gibi tamamladıktan sonra, ikinci resimdeki gibi uçlarını daha önce ayırmak isteyebilirsiniz dediğim birer tutam pilavla tamamlayabilirsiniz. Sushi sarmanızı keserken norinin yırtılmasını ve sarmanızın bozulmasını önlemek için mümkün olduğunca keskin ve tırtıksız bıçak kullanın, keserken sarmayı sıkmayın. Ayrıca her bir kesimden önce bıçağı suyun altına tutarsanız pilav bıçağa yapışmaz, siz de sushinizi rahat rahat kesebilirsiniz. Dilimlerinizi çok ince tutmayın, bir parmaktan biraz daha kalın dilimler kesebilirsiniz.
Küçük bir not, daha küçük lokmalar istiyorsanız noriyi matınıza boylamasına değil enlemesine yerleştirin ve düzgün bir şekilde kapanmasına engel olacak kadar malzeme doldurmamaya dikkat edin. Elbette benim burada anlattığımın haricinde birçok başka yapılış, sarış şekli de mevcut.
Geriye sushinizi soya sosu ve wasabi ile servis etmek ve afiyetle yemek kalıyor :)
Sunday, September 30, 2012
Sunday, August 12, 2012
Etsiz pazartesi için etsiz mekanlar
Bilindiği gibi vejetaryen menüsü sunan mekanlar ülkemizde oldukça az. Bu sebeple, etsiz pazartesi’yi dışarıda ve etsiz geçirmek isteyenler için İstanbul’da harika mekan önerilerimiz var. Ekibimiz sizler için araştırdı! :)
İlk mekanımız; etsiz pazartesi kampanyasına katılımıyla, Govinda. Govinda, Taksim’de 2010 yılından beri faaliyette olan bir Hint vejetaryen restoranı. Kampanya dahilinde, pazartesi günleri vegan/vejetaryen tabağında %50 indirim yapıyor. Bir şehir efsanesine göre; Govinda’nın devamlı müşterileri sağlık bulurlarmış. Çünkü Govinda, ürünlerini ekolojik mevsim meyve ve sebzelerinden seçiyor.
Govinda’nın vejetaryen tabağında, öncelikle mevsim sebzelerinden oluşan nefis bir salata var. Yanında ise ‘brokolili türlü’ diyebileceğimiz bir sebze yemeği. Bu sebze yemeği de, salata gibi mevsime göre değişiyor. Bize brokolilisi denk geldi, pek de güzel oldu. Yemeğin baharatları ve sosu çok nefis, hint mutfağına özgü değişik bir tadı var. Tabak , parlak sarı renginden dolayı “radyoaktif pilav” adını verdiğimiz pilav, falafel ve pakora ile tamamlanıyor. Govinda bunları tek bir tabakta sunuyor. Belirli günlerde ise mantı günleri yapıyorlarmış. Tabi ki bu mantı da vejetaryen :)
Vegan kekleri ise denemelisiniz. Tatlıları oldukça güzel. Limonatası ise şahane!
Ayrıntılı menü ve adres için Govinda’nın sitesi: http://govindaistanbul.com/tr/
İkinci mekanımız ise Loving Hut. Dünyaca ünlü vegan restonran zincirinin Türkiye şubesi, Beşiktaş’ta, Şair Veysi sokağında yer alıyor. Sloganı “vegan ol, yeşile git, gezegeni kurtar” olan Loving Hut’ın fiyatları çok çok uygun, çalışanları çok cana yakın. Geçirdiğimiz iki saat içinde şehirden uzaklaştığımızı hissettik, huzur bulduk desek abartmış olmam sanırım.
Gelelim yemeklere, vegan burger’i kesinlikle tavsiye ediyorum! Çünkü içinde veganez var, yani ev yapımı vegan mayonez! İçinde hiçbir hayvansal ürün barındırmayan bu mayonezin ne kadar sağlıklı, hafif ve lezzetli olduğuna şaşıracaksınız. Loving Hut da sadece organik ürünler kullanıyor. Brokolili ve kabaklı miso çorbası ve falafel de oldukça lezzetli görünüyordu. Vegan kekler, muffinler ve pastalar da var. Maalesef ki hepsini deneyecek kadar yer kalmıyor midede :)
Loving Hut’a uğramalı ve bu sağlıklı yemeklerden sonra, birbirinden farklı çaylarını, içeceklerini denemelisiniz. Gerçi biz geleneksel takıldık ve ince belliden çayımızı içtik :)
Loving Hut’ın facebook sayfası: https://www.facebook.com/pages/Loving-Hut-Istanbul/140033309353143
Mutlu ve sağlıklı pazartesiler dileriz!
Saturday, August 11, 2012
Vegi-burger
Sonunda tofuyla lezzetli bir şey yapmayı başardım! :) Karşınızda vegi-burger (bir de daha güzel bir fotoğraf çekebilseydim) :
Malzemeler :
(4 burger için)
175 g füme tofu (burada 175x2'lik paketlerde bulabildim)
1 yumurta
Yarım çay bardağı ayçiçeği çekirdeği
Yarım çay bardağı kaju fıstığı
4 mantar
1 soğan
Yarım kahve bardağı galeta unu
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı biber salçası
1 yemek kaşığı hardal
1 yemek kaşığı ketçap
1 yemek kaşığı soya sosu
1 sarımsak
Yarım demet maydonoz
1 tatlı kaşığı kimyon
Tuz-karabiber
Yapılışı :
Eğer mutfak robotunuz varsa bu malzemeleri doğrudan robottan geçirip hazırlayabilirsiniz. Ama benim gibi robotunuz yoksa (tüm hazırlık benim yarım saatimi aldı robotsuz) önce tofuyu genişçe bir kaba alıp elinizle parça parça etmekle başlayın. Füme tofuyla normal tofuya göre (lezzet bakımından) çok daha iyi sonuç alırsınız ancak fümelenmiş bulamazsanız sade tofu da kullanabilirsiniz. Belki o zaman baharatlarınızı arttırmak isteyebilirsiniz. Tofuyu şöyle parça pincik ettik:
Malzemelerde yarım çay bardağı dedim ama ben öyle dolu dolu olmayan bir avuç ayçiçeği çekirdeği ve yine bir avuç kaju fıstığı kullandım. Bunları renkleri değişene kadar yanmaz tavada döndürün. Daha sonra havanda döverek tofunun bulunduğu kaba alın. Bir küçük sayılabilecek soğanı en ince rende seçeneğiyle rendeleyip onu da kaba ekleyin. Aynı şekilde mantarları da en ince seçenekle rendeleyin. Sarımsağı da döverek karışıma katın. Tepeleme olmayacak şekilde bir yemek kaşığı domates, biber salçası, soya sosu, ketçap ve hardalı da ekleyin. Yarım demet maydonozu da ince ince kıyıp kaba alın. Burdan sonra istediğiniz baharatları ekleyebilirsiniz. Kimyon, kırmızı biber vb. Son olarak 1 yumurtayı kabınıza kırın ve yarım kahve bardağı (nescafe bardağı gibi düşünebilirsiniz) galeta ununu da ekleyip güzelce yoğurun.
Benim kullandığım malzemelere yarım bardak galeta unu tam geldi ama esas olan köfteyi hazırladıktan sonra (yarısından dört parmağınızla) tutup kaldırdığınızda köftenin dağılmayacak ya da hemen akmayacak kıvamda olması. Hazırladığınız köfteleri önceden 200 dereceye ısıttığınız fırında 10-15 dakika fırınlayın. Fırınlandıktan önceki ve sonraki halleri aşağıda:
En son fırından çıkan köfteleri az yağlı bir tavada kızartın, isterseniz fırın basamağını atlayarak doğrudan tavada kızartabilirsiniz ama o zaman hafif ateşte döndürerek içinin de piştiğinden emin olun. İşte vegi-burgeriniz hazır! Afiyet olsun :)
Labels:
tarifler
Thursday, August 9, 2012
Wednesday, August 8, 2012
Mantarlı zeytinyağlı arpacık soğan
Almış bulunduğum arpacık soğanla ne yapsam diye düşünürken şu tarife rast geldim. Dolapta 4-5 mantarımın da olmasıyla tastamam oldu :) Azıcıcık değiştirilmiş tarif şöyle:
Malzemeler :
(1 Kişilik)
250 g arpacık soğan
4-5 adet mantar
1 dolmalık biber veya 2 sivri biber
1 sarımsak
2 domates
1 kesme şeker
Zeytinyağı-tuz-karabiber
Yapılışı :
Arpacık soğanları, pişerken dağılmamaları için, diplerini kesmeyecek şekilde ayıklayın. Büyükçe bir tencerede (malzemeleri çok fazla karıştırmadan pişirebilmek için) zeytinyağında pembeleşene kadar kavurun. Biberleri iri iri doğrayıp, sarımsağı da ince ince kıyıp ekleyin ve kavurmaya devam edin. Bu sırada domatesleri rendeleyin (orjinal tarifte domatesler iri iri doğranmış), biberler de kavrulunca domatesleri ekleyip biraz daha döndürün. Tuzunu, karabiberini ve 1 kesme şekeri ilave edip ara ara karıştırarak, kısık ateşte 15-20 dk pişirin. En son maydonoz da ekleyebilirsiniz. Arpacık soğan seviyorsanız deneyin, afiyet olsun :-)
Subscribe to:
Posts (Atom)




