Bu
yazı Kate A Marsh, Elizabeth A Munn ve Surinder K Baines'in The Medical Journal of Australia'da yayınlanan
“Protein
and vegetarian diets” makalesinin
kısaltılmış, serbest çevirisidir. Rakamlar genellikle Avustralya
için geçerli olsa da Türkiyeli okurlarımızın da fikir
edinmelerine katkıda bulunacağını umuyoruz.
Not: Etsiz Pazartesi olarak dengeli ve düzenli beslenmenin önemine dikkat çekmeyi istemekle beraber, herhangi bir besinsel takviye almadan ve/ya diyetinizi düzenlemeden önce bir doktor ve/ya diyetisyen tavsiyesi almanızı öneririz. Bu yazı sadece okurlarımızı bilgilendirme amaçlıdır.
Not: Etsiz Pazartesi olarak dengeli ve düzenli beslenmenin önemine dikkat çekmeyi istemekle beraber, herhangi bir besinsel takviye almadan ve/ya diyetinizi düzenlemeden önce bir doktor ve/ya diyetisyen tavsiyesi almanızı öneririz. Bu yazı sadece okurlarımızı bilgilendirme amaçlıdır.
Özet:
- Etsiz bir diyet, çeşitli yiyecekler tüketildiği ve enerji ihtiyacı karşılandığı sürece kolayca insanın protein gereksinimini karşılayabilir.
- Et yemeyenler, protein ihtiyaçlarını baklagiller, soya ürünleri, tahıllar, yemişler ve tohumlar dahil olmak üzere farklı kaynaklardan karşılamaya özen göstermeliler.
- Et yemeyen ancak yumurta ve süt ürünü tüketen etyemezler için bunlar da iyi birer protein kaynağıdır.
- Her öğünün kendi içinde farklı bitki proteinlerini tüketmek için özellikle çaba harcamaya gerek yoktur çünkü insan vücudu, gerektiğinde takviye almak üzere bir aminoasit havuzu bulundurur.
- Etyemezlerin hayvan proteinlerin kaynaklarındansa bitki protein kaynaklarını tüketilmesi, diyabet ve kalp rahatsızlıkları gibi kronik hastalıklara yakalanma risklerinin azalmasına katkıda bulunabilir.
Gerek tüketiciler
gerekse sağlıkçılar arasında, etsiz diyetlerde protein
gereksinimini karşılamanın zor olduğu yaygın bir mittir. Bu
makalede amacımız (i) Avustralya'da yapılmış çalışmalardan
etyemezlerin hepçil bireylerden daha az protein tükettiklerini
belirtirken gerekli protein ihtiyaçlarını karşılayabiliyor
olduklarına dair kanıtlar sağlamak; (ii) literatürdeki etsiz
diyetlerde protein kombinasyonu ve protein kalitesi konusundaki
güncel bilgimizi özetlemek; (iii) pek çok bitkisel yiyeceğin
diyetimize önemli miktarda protein sağladığını ve protein
ihtiyacımızın etsiz bir diyet ile gün içinde bu çeşitli
bitkisel besinlerin tüketilmesiyle kolaylıkla karşılanabileceğini
göstermek; (iv) proteinin kilo kontrolü ve hastalık riskindeki
rolünü tartışmak, etyemezlerin düşük protein alımının neden
bazı sağlığa faydalı çıktıları olabileceğini açıklamak.
Proteinin rolü
Proteinler, kasların
ve diğer vücut dokularının temel yapı bileşenleridir ve
hormonların, enzimlerin ve hemoglobinin üretiminde de
kullanılırlar. Günlük yeterli miktarda protein alımı, vücut
hücrelerinin büyümesi ve tamiri için, kasların normal işlev
gösterebilmesi için, sinirsel iletimin düzgün sağlanabilmesi
için ve bağışıklık için gereklidir. Proteinler aynı zamanda
enerji kaynağı olarak da kullanılabilirler fakat vücudun tercih
ettiği bir enerji kaynağı değildirler. Ancak tüketilen
karbonhidratların ve yağların yeterli olmadığı durumda,
vücuttaki doku bakımını, büyüme ve tamiri ve bağışıklık
işlevini yerine getirmeme pahasına proteinden enerji eldesine
başvurulur.1
Aminoasitler –
proteinlerin yapıtaşları
Aminoasitler, gerekli
(temel) yani vücudumuzun (yeterli miktarda) sentezleyemediği ve
dışarıdan beslenme yoluyla alınması gereken aminoasitler ve
gereksiz (temel olmayan) yani vücudumuzun sentezleyebildiği
aminoasitler olmak üzere ikiye ayrılır. Ancak ikinci grup
proteinler de belirli fizyolojik koşullar ve hastalık durumları
halinde dışarıdan alımları gerekli hale gelebilirler. Özellikle
glutamin, arjinin ve sistein gibi aminoasitlerin biyosentezi ve/veya
alımı, hastalık, ameliyat veya yaralanma gibi vücutta stres
yaratan durumlarda önemli hale gelebilir.2
Bebekler ve büyümekte
olan çocukların, yetişkinlere görece daha fazla temel aminoasit
alımına ve duruma göre bazı temel olmayan aminoasitlerin alımına
ihtiyaçları vardır.3
Protein kalitesi
Tüm temel
aminoasitleri bol miktarda içeren proteinli yiyeceklere sıklıkla
yüksek kaliteli protein denir. Bunlar hayvansal olabileceği gibi,
soya, quinoa ve amarant tohumları gibi bitkisel yiyecekler de
olabilir. Diğer bitkisel protein kaynakları da genellikle tüm
temel aminoasitlere sahiptirler ancak bunlardan bazılarının
miktarı düşük olabilir. Örneğin tahıllar, özellikle de buğday
lisin açısından, baklagiller ise metionin açısından
fakirdirler. Hayvansal proteinlerle karşılaştırıldığında,
bitkisel proteinler daha düşük lösin (leucine), metionin
(methionine), lisin (lysine) ve triptofan (tryptophan) seviyelerine
sahiptir.4
Bir yiyeceğin protein
kalitesi, protein kalitesini insanların aminoasit gereksinimine ve o
besini sindirebilmelerine göre değerlendiren Protein
Sindirilebilirliği-Düzeltilmiş Aminoasit Skoru (Protein
Digestibility-Corrected Amino Acid Score -PDCAAS) ile belirlenebilir.
Et, yumurta ve süt gibi çoğu hayvansal proteinin PDCAAS skoru,
maksimum değer olan 1.0'dir veya çok yakındır. Soya proteininin
de PDCAAS skoru 1.0'dir ancak diğer bitkisel proteinlerin genellikle
daha düşüktür. Ancak, yeterli miktarda enerji alımıyla beraber
farklı bitkisel proteinlerin kombinasyonu, fizyolojik ihtiyaçları
karşılayacak iyi kalite aminoasit alımını da sağlayacaktır.5
Protein kombinasyonu
miti
Çoğu bitkisel protein
kaynağı bir ya da daha fazla temel aminoasiti kısıtlı
miktarlarda içerdiğinden, bir zamanlar yeterli temel protein
alımını sağlayabilmek için aynı öğün içerisinde bitkisel
besinlerin belirli kombinasyonlarda tüketilmesi gerektiği
düşünülürdü. Besinsel ihtiyaçlar, birbirini aminoasit
profilleri bakımından tamamlayan çeşitli bitkisel yiyecekler
(örneğin tahılların, baklagillerin ve yemişlerin karışımını
tüketmek) ile sağlanabilirken, artık öğün başına katı bir
“protein kombinasyonu” uygulamasının, gün içinde çeşitli
yiyecekler tüketildiği ve günlük enerji ihtiyacı karşılandığı
sürece, gerekli olmadığı biliniyor.6
Vücudumuz bir nevi yediklerimizden aldığımız aminoasitlere
takviye olabilecek bir temel aminoasit havuzu barındırıyor; bu her
öğün için katı bir protein kombinasyonunun gereksiz kılıyor.7
8
Tavsiye edilen
günlük protein miktarları
Avustralya ve Yeni
Zelanda için Besin referans değerleri (Nutrient reference values –
NRV), protein için kabul edilebilir makrobesin dağılım aralığı
(acceptable macronutrient distribution range - AMDR) olarak alınan
enerjinin %15 ila %25'i arası bir oran veriyor.9
AMDR bireyler için her bir makrobesin alımına dair, diğer
besinlerin de yeterli miktarda alınmasına izin veren bir aralık
tahmininde bulunuyor ve bunu toplam enerji alımının bir yüzdesi
olarak veriyor. NRV ise toplam enerji miktarının %10'unun protein
olarak tüketilmesinin, fizyolojik protein ihtiyaçlarını
karşılayacağını ancak bu yüzdenin Avustralya ve Yeni Zelanda'da
yaygın olarak tüketilen besinler düşünülürse mikrobesinlerin
tahmin edilen ortalama gereksinimi karşılamakta yetersiz kalacağını
belirtiyor. Diğer bir deyişle proteince zengin yiyeceklerin az
miktarda tüketilmesi durumunda vücudun protein ihtiyacını
karşılanabilse de bu yiyeceklerde bulunan demir, çinko, kalsiyum
ve B12 vitamini gibi diğer mikrobesinler gerekli miktarda alınamamış
oluyor. Farklı cinsiyet ve yaş grupları için önerilen günlük
protein alım miktarlarını (RDI) aşağıdaki tabloda
görebilirsiniz.
Önerilen günlük
protein alım miktarı (RDI)
Cinsiyet ve yaş
grubu RDI*
Erkek
19-70 64 g
>70 81 g
Kadın
19-70 46 g
Hamilelikte 58-60 g
Emzirme 63-67 g
>70 81 g
Çocuk
0-6 ay 10 g
7-12 ay 10 g
1-3 yaş 14 g
4-8 yaş 20 g
Erkek 9-13 yaş 40 g
Erkek 14-18 yaş 65 g
Kız 9-13 yaş 35 g
Kız 14-18 yaş 45 g
*RDI, (%97-98) sağlıklı sayılabilecek bireylerin, besin ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri önerilen ortalama günlük alım miktarıdır.
1995'te Avustralyalılar
için yapılan Ulusal Besin Araştırması 19 yaş ve üzeri
kişilerdeki protein alımının 91 g veya enerjinin %17'si olduğunu
gösterdi.10
19 yaş ve üzeri bu grupta kadınlar için ortalamanın 74 g,
erkekler içinse 109 g yani RDI miktarından gayet yüksek miktarlar
olduğu görüldü. Protein alımları grupların çoğunda, önerilen
miktarlardan en az %60 daha fazlaydı. Sadece 65 yaş ve üzeri
erkekler ve kadınlarda tüketilen miktar sırasıyla 84 g ve 64
g'dı. Ancak bu tüketim miktarları diğer gruplara oranla düşük
olsalar da hala gerekli miktarın üzerindeydi. Çocuklar ve gençler
ise tavsiye edilen protein miktarının iki katına yakın ya da iki
katından daha fazlasını tüketiyorlardı. Hamile kadınlar ayrıca
araştırılmadıysa da kadınlar için tespit edilen günlük
tüketim, hamilelikte ve emzirme döneminde tavsiye edilen protein
miktarını karşılamaya yetiyordu.
Genel olarak,
Avustralyalı etyemezlerin protein alımlarının hepçillerden
önemli ölçüde az olduğu ortaya çıktı. 20-50 yaş grubu
Avustralya'lı erkekler arasında yapılan bir araştırma, hepçiller
günde 108 g protein (enerjinin %17'si) tüketirken, süt ürünleri
ve yumurta tüketen etyemezlerin (lakto-ovo vejetaryenlerin) günlük
80 g (enerjinin %16'sı), veganların ise 81 g (enerjinin %12'si)
protein tükettikleri görüldü.11
18-45 yaş arası kadınlarda ise, hepçillerin günlük 67 g
(enerjinin %18'i), lakto-ovo vejetaryenler ve veganların ise 54 g
(enerjinin %14'ü) protein tükettikleri görüldü.Vejetaryenlerden
gelen rakamlar önemli ölçüde düşük olsalar da vejetaryenlerin
ve veganların protein tüketiminin RDI miktarını karşıladığı
ve AMDR sınırları içinde olduğu görülüyor.12
Protein gereksinimi
vejetaryenler için farklılaşır mı?
Yetişkinler için
protein gereksiniminin, proteinin hayvansal ya da bitkisel kaynaklı
oluşuna göre değiştiği görülmemiştir.13
Ancak tek bir protein kaynağını karşılaştıran çalışmalar,
bitkisel ve hayvansal kaynaklarda önemli farklılıklar tespit
ettiler. Özellikle buğday ve pirinç gibi tahıl proteinleri lisin
aminoasiti bakımından farkir ve bu sınırlayıcı bir etmen
olabilir.14
15
16Sonuç
olarak, eper protein alımı buğday, pirinç ya da soya hariç
baklagiller ile sınırlı kalırsa, gerekli tüm aminoasitlerin
yeterli alımı için gereken protein tüketimi miktarı artabilir.
Etsiz diyette
protein
Yukarıda tartışıldığı
gibi etsiz diyetler, etli diyetlerden daha az protein sağlayabilir
ancak hala gerekli protein alımını karşılayabilirler. Eğer bir
etsiz diyet, demir, çinko, kalsiyum ve B12 vitamini gibi temel
mikrobesinleri almak üzere planlanırsa, protein gereksinimi zaten
karşılanmış olacaktır. Çoğu bitkisel besin bir miktar protein
içerir, bunlardan en iyileri; baklagiller, soyalı besinler (soya
sütü, soya yoğurdu, tofu da dahil), mikoproteinler (ing.
Mycoprotein), yemişler ve tohumlardır. Tahıllar ve sebzelerde de
protein bulunur ancak daha düşük miktarlarda.
Sağlıkçılar et
yemeyenleri, sadece yeterli miktarda protein almaya değil her gün
çeşitli proteince zengin yiyecekleri tüketmeye teşvik etmeliler
ki yeterli miktarda demir, çinko, kalsiyum ve B12 vitamini alımı
da gerçekleşebilsin. Bu çeşitli yiyecekler şunları içermeli:
- soya fasulyesi, nohut, barbunya, bezelye, kurufasulye, bakla ve mercimek gibi baklagiller;
- kahverengi pirinç/makarna, kara buğday, bulgur gibi tam tahıllı besinler;
- soyalı içecekler, soya yoğurdu ve tofu gibi soyalı ürünler;
- yemişler (fındık, fıstık, ceviz vb.) ve tohumlar (kabak çekirdeği, ayçiçeği çekirdeği vb.);
- ve ovo-lakto vejetaryen diyeti takip edenler için yumurta ve süt ürünleri.
Bitkisel proteinin
faydaları
Etsiz diyetlerde,
genellikle düşük protein alımı ve protein kalitesi endişe
konusu olurken, proteinin hayvansal kaynaklardansa bitkisel
kaynaklardan karşılanmasının, vejetaryenlerin genellikle daha
düşük obezite, fazla kilo, kronik kalp rahatsızlığı riskine
sahip olmalarının nedenlerinden biri olduğuna dair kanıtlar
giderek artıyor. Hayvansal protein kaynaklarıyla
karşılaştırıldıklarında, çoğu bitkisel protein kaynağı
daha düşük doymuş yağ, kolestrol ve hem demiri içerirken daha
fazla lif içeriyor, antioksidan ve fitokimyasallar açısından da
zengin kaynaklar. Tüm bunlar hastalık riskinin azalmasına katkıda
bulunabiliyor.
Kimi çalışmalar,
erken çocukluk ve çocukluk döneminde özellikle fazla hayvansal
protein almanın ileriki dönemlerde fazla kilo ve obezite riskini
arttırabileceğini işaret ediyor.17
18
19Avrupa
Kanser ve Beslenme Prospektif Araştırmaları – Oxford,
yetişkinlerde 22.000 et-yiyen, balık-yiyen (et olarak kırmızı ve
beyaz et değil sadece balık tüketen), vejetaryen ve vegan kadın
ile erkek arasında 5 yıldan fazla süreyle kilo alımını
inceledi. Kilo alımının en az vegan grupta olduğu gözlemlenen
araştırmada onları diyetini daha az hayvansal yiyecek tüketecek
şekilde değiştirenler izledi.20
Araştırma aynı zamanda et-yiyenlerin en fazla vücut-kütle
endeksine (BMI), veganların ise en az vücut kütle endeksine sahip
olduğunu gösterdi.21
Vejetaryenler ve balık-yiyenler ise benzer ve diğer iki grubun
arasında bir ortalamaya sahiptiler. Et yiyenler ve yemeyenlerin
ortalama BMI değerlerinin farkının yarısının makrobesin
alımındaki farklılıklardan kaynaklandığı düşünülürken,
yüksek protein ve düşük lif miktarı artan BMI ile
ilişkilendiriliyor.
Yüksek-protein, düşük
karbonhidrat diyetinin güvenliği tartışma konusuyken, bu
diyetlerdeki protein tipi de önemli arzedebilir. İki grup üzerinde
yapılan bir çalışma, hayvansal besinlere dayalı düşük
karbonhidrat içeren bir beslenmeyi daha yüksek (tüm nedenlere
bağlı) ölüm oranlarıyla ilişkilendirilirken, bitkisel temelli
düşük-karbon diyetler daha düşük (tüm nedenlere bağlı) ölüm
ve kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölüm oranlarıyla
ilişkilendiriliyor.22
Diğer çalışmalar, hayvansal protein kaynaklarıyla
karşılaştırıldığında, bitkisel protein kaynaklarının
tüketilmesinin kan basıncını azalttığı,23
24
erkeklerde iskemik kalp rahatsızlığı 25
ve tip 2 diyabet26
27
riskini düşürmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor. Dahası,
soya proteini tüketimi, hayvansal protein tüketimi (özellikle de
kırmızı et) ile karşılaştırıldığında böbrek
hastalıklarının ilerlemesini yavaşlatabilir.28
Sonuç
Çeşitli
bitkisel besinleri tüketen et yemezler, etsiz diyetlerinin protein
içeriği genellikle hepçil diyetlerden daha az olsa da protein
ihtiyaçlarını kolayca karşılayabilirler. Çoğu Avustralyalı
gerekli protein miktarından fazlasını tüketiyor. Hayvansal
protein kaynaklarındansa bitkisel protein kaynaklarının
tüketilmesi kilo kontrolünde ve kronik rahatsızlıkların riskini
azaltmada rol oynayabilir.
Referanslar
1Joint
WHO/FAO/UNU Expert Consultation. Protein and amino acid requirements
in human nutrition. World Health Organ Tech Rep Ser 2007; 935:
1-265.
2Soeters
PB, van de Poll MC, van Gemert WG, Dejong CH. Amino acid adequacy in
pathophysiological states. J Nutr 2004; 134 (6 Suppl): 1575S-1582S.
3Imura
K, Okada A. Amino acid metabolism in pediatric patients. Nutrition
1998; 14: 143-148.
4Young
VR, Fajardo L, Murray E, et al. Protein requirements of man:
comparative nitrogen balance response within the
submaintenance-to-maintenance range of intakes of wheat and beef
proteins. J Nutr 1975; 105: 534-542.
5Craig
WJ, Mangels AR. Position of the American Dietetic Association:
vegetarian diets. J Am Diet Assoc 2009; 109: 1266-1282.
6Young
VR, Pellett PL. Plant proteins in relation to human protein and
amino acid nutrition. Am J Clin Nutr 1994; 59 (5 Suppl):
1203S-1212S.
7Fuller
MF, Reeds PJ. Nitrogen cycling in the gut. Annu Rev Nutr 1998; 18:
385-411.
8Millward
DJ, Forrester T, Ah-Sing E, et al. The transfer of 15N from urea to
lysine in the human infant. Br J Nutr 2000; 83: 505-512.
9Australian
Government Department of Health and Ageing, National Health and
Medical Research Council; New Zealand Ministry of Health. Nutrient
reference values for Australia and New Zealand including recommended
dietary intakes. Canberra: NHMRC, 2005.
http://www.nhmrc.gov.au/guidelines/publications/n35-n36-n37
( Mayıs 2012'de ulaşıldı).
10Australian
Bureau of Statistics. National Nutrition Survey. Selected
Highlights, Australia, 1995. Canberra: ABS, 1995: 20. (ABS Cat. No.
4802.0.)
http://www.abs.gov.au/AUSSTATS/abs@.nsf/DetailsPage/4802.01995?OpenDocument
(Nisan 2012'de ulaşıldı).
11Wilson
AK, Ball MJ. Nutrient intake and iron status of Australian male
vegetarians. Eur J Clin Nutr 1999; 53: 189-194.
12Ball
MJ, Bartlett MA. Dietary intake and iron status of Australian
vegetarian women. Am J Clin Nutr 1999; 70: 353-358.
13Rand
WM, Pellett PL, Young VR. Meta-analysis of nitrogen balance studies
for estimating protein requirements in healthy adults. Am J Clin
Nutr 2003; 77: 109-127
14Inoue
G, Fujita Y, Niiyama Y. Studies on protein requirements of young men
fed egg protein and rice protein with excess and maintenance energy
intakes. J Nutr 1973; 103: 1673-1687.
15Remer
T, Manz F. Estimation of the renal net acid excretion by adults
consuming diets containing variable amounts of protein. Am J Clin
Nutr 1994; 59: 1356-1361
16Barzel
US, Massey LK. Excess dietary protein can adversely affect bone. J
Nutr 1998; 128: 1051-1053.
17Günther
AL, Buyken AE, Kroke A. Protein intake during the period of
complementary feeding and early childhood and the association with
body mass index and percentage body fat at 7 y of age. Am J Clin
Nutr 2007; 85: 1626-1633
18Koletzko
B, von Kries R, Closa R, et al; European Childhood Obesity Trial
Study Group. Lower protein in infant formula is associated with
lower weight up to age 2 y: a randomized clinical trial. Am J Clin
Nutr 2009; 89: 1836-1845.
19Günther
AL, Remer T, Kroke A, Buyken AE. Early protein intake and later
obesity risk: which protein sources at which time points throughout
infancy and childhood are important for body mass index and body fat
percentage at 7 y of age? Am J Clin Nutr 2007; 86: 1765-1772.
20Rosell
M, Appleby P, Spencer E, Key T. Weight gain over 5 years in 21,966
meat-eating, fish-eating, vegetarian, and vegan men and women in
EPIC-Oxford. Int J Obes (Lond) 2006; 30: 1389-1396.
21Spencer
EA, Appleby PN, Davey GK, Key TJ. Diet and body mass index in 38000
EPIC-Oxford meat-eaters, fish-eaters, vegetarians and vegans. Int J
Obes Relat Metab Disord 2003; 27: 728-734.
22Fung
TT, van Dam RM, Hankinson SE, et al. Low-carbohydrate diets and
all-cause and cause-specific mortality. Ann Intern Med 2010; 153:
289-298.
23Elliott
P, Stamler J, Dyer AR, et al. Association between protein intake and
blood pressure: the INTERMAP Study. Arch Intern Med 2006; 166:
79-87.
24Altorf-van
der Kuil W, Engberink MF, Vedder MM, et al. Sources of dietary
protein in relation to blood pressure in a general Dutch population.
PLoS One 2012; 7: e30582.
25Preis
SR, Stampfer MJ, Spiegelman D, et al. Dietary protein and risk of
ischemic heart disease in middle-aged men. Am J Clin Nutr 2010; 92:
1265-1272.
26Pounis
GD, Tyrovolas S, Antonopoulou M, et al. Long-term animal-protein
consumption is associated with an increased prevalence of diabetes
among the elderly: the Mediterranean Islands (MEDIS) study. Diabetes
Metab 2010; 36: 484-490
27Sluijs
I, Beulens JW, van der A DL, et al. Dietary intake of total, animal,
and vegetable protein and risk of type 2 diabetes in the European
Prospective Investigation into Cancer and Nutrition (EPIC)-NL study.
Diabetes Care 2010; 33: 43-48.
28Anderson
JW. Beneficial effects of soy protein consumption for renal
function. Asia Pac J Clin Nutr 2008; 17 Suppl 1: 324-328.
No comments:
Post a Comment